Kalbinize Sevgiyle Bakın, Yoksa Her An Kırılabilir

, içimizi ısıtıp kalplerimizi iyileştirirken, husumet, kıskançlık ve kötü duygular ise ömrümüzü kısaltıyor. Bu tür duygular hormonal sistemimiz üzerindeki değişiklikler nedeni ile kalbimizi yoruyor. dolu, hoşgörülü ve affedici olmak huzuru getirdiğinden, sağlığımız için vazgeçilmez bir unsur haline geliyor.

Kalplerimiz de aynı cam bardaklar gibidir ve kolaylıkla kırılabilir. Kalplerimiz iki nedenle kırılmaktadır. Bunlardan birincisi hastalıklar sonucu krizi geçirerek kalbimizin zayıflaması ve görevini yerine getirememesi, ikincisi ise aniden kaybedilen bir sevdiğimizin kaslarını aynı enfarktüs geçirmiş gibi bozması sonucu. İkincisine kırık kalp sendromu adı verilir.

Kırık kalp sendromu, vücudumuzun birden ve aniden ortaya çıkan yoğun strese verdiği reaksiyon sonrası ortaya çıkar. Tıpkı kalp krizi geçiren birinde görülen bulgularla seyreden bu hastalığın diger isimleri de strese bağlı kalp yetmezliği, kardiyomiyopati ve olay sonrası kalp bir balona benzediği içinde apikal balonlaşma sendromu olarakda adlandırılır. Hastada stress sonrası göğüs ve sol kol ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, terleme, bayılacak gibi olma gibi belirtilerle seyreder ve hatta ölümle bile sonuçlanabilir. Yapılan tetkiklerde de tıpkı kalp krizinde olduğu gibi bulgular izlenir. Kalp enzimleri yükselir, EKG ve ekokardiyografide kalp krizi bulguları görülür. Ancak kalp krizinden farkı bu hastalığın kalp damarlarında tıkanma ile değil, yoğun stres sonrası hormonal dengedeki bozukluk sonucuortaya çıkmasıdır. Yani kalp damarlarının normal olmasına ragmen kalbin kasılması bozulmuştur. Bu şikayetleri hisseden hasta acilen hastaneye başvurmalıdır.

Kırık kalp sendromunun nedenleri nelerdir?
Aniden ortaya çıkan duygusal ve yoğun stres yaratan durumlar kırık kalp sendromunu tetikler. Bunlar arasında çok sevdiğimiz bir yakınımızın ölümü, aniden kanser olduğumuzu öğrenmemiz, kariyerimiz ile ilgili sorunlar, işten atılmak, iflas etmek, boşanmak, büyük bir kaza geçirmek gibi olaylar sayılabilir. Böyle bir durumla karşılaşan bir insanda salgılanan stres hormonları kalbin normal kasılmasını bozarak, kalp krizi ve kalp yetmezliğine benzer şikayetleri ortya çıkarır. Kalbin kan pompalama işlevini gören kısmında meydana gelen kas hasarı kalp yetmezliği, aritmi ve ölüme kadar giden bir süreci başlatabilir. Stres anında salgılan hormon olan adrenalin, bu hastalıkdan sorumlu hormondur.

Ani stres dışında adrenalin salgılanmasına yol açan diğer etmenler arasında epilepsi, ileri yaş ve psikiyatrik hastalıklar da sayılabilir. Bunlara ek olarak kanda adrenalin seviyesini yükselten ilaçlarda bu hastalıktan sorumlu olabilir. Bunlar arasında depresyon, astım, alerji ve tiroid tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar sayılabilir. Bu tür ilaçlar kullanan hastaların kalp şikayetleri olduğunda mutlaka doktorlarına başvurmaları gerekir.

Kırık kalp sendromunun tanısı nasıl konulur?
Bu şikayetlerle hastaneye gelen hastalarda kalp krizi tetkikleri yaparken bir yandan da hayatlarında yeni gelişen stresli bir olayın varlığı da mutlaka sorgulanmalıdır. Yapılan tetkikler içinde EKG, kan testleri ve kesin tanıyı koydurtan ekokardiyografi çok önemlidir. Hastalığı damarlardaki tıkanmaya bağlı olarak gelişen kalp krizinden ayırmak içinde koroner anjiografi yapılarak kalp damarlarının normal olduğunun gösterilmesi gerekir. Sonrasında verilen etkin ilaç tedavileri ile hastalık bir süre sonra tamamen iyileşir ve kalıcı bir hasar bırakmaz. Ancak başlangıç döneminde mutlaka etkin tedavi edilmelidir aksi halde kalp durmasına yol açarak ölüme neden olabilir. Hastalık tedavi edildikten ve kalp tamamen normale döndükten sonra da yine yoğun stres nedeni ile tekrarlama olasılığı vardır. Bu nedenle adrenalin seviyesini baskılayan ve stresten koruyan bir yaşam biçimi ve tedavi ile uzun yıllar takip etmek uygun olur.

Sevgililer gününde kalplerimiz kırılmasın…
Sevgi içimizi ısıtır, kalplerimizi iyileştirir. Bugun artık biliyoruz ki husumet, kıskançlık ve kötü duygular ömrümüzü kısaltıyor. Bu tür duygular hormonal sistemimiz üzerindeki değişiklikler nedeni ile kalbimizi yoruyor. Sevgi dolu, hoşgörülü ve affedici olmak huzuru getirdiğinden sağlığımız için vazgeçilmez. Huzurlu bir insanda kalbi yoran adrenalin ve kortizol gibi stress hormonları salınmadığından uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmek mümkün oluyor. Stres ve kötü duygular kalbimiz üzerinde sanki bir damarımız tıkanmış ve kalp krizi geçirmişiz gibi ciddi yan etkilere yol açıyor. Ani üzüntü ve stres sonrası “kırık kalp” sendromu gelişiyor ve ağır bir kalp yetmezliğine giriyoruz. Bu nedenle sevgi yaşamımızın olmaz ise olmazı olmalı.

Mevlana’nın çok sevdiğim ve çalışma odamın duvarında asılı olan şu sözü bence uzun yaşamın sırrını açıklıyor: “Aşksız kalma ki ölmeyesin, aşk ile öl ki diri kalasın.” Buradaki aşk bana göre tutku. İşimize, ailemize, sevdiğimize, hobimize, hayata karşı olan tutku. Tutku bizi diri tutup uzun yaşatıyor. Hayat sadece anlardan oluşuyor ve yaşadığımız anın farkında olmak, o anın değerini bilmek, sağlıklı olduğumuz ve sahip olduklarımız için şükretmek kalbimizi besliyor.

Prof. Dr. Timur Timurkaynak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir